NASIL BULUNDU?
Rivayete göre; eski zamanlarda (M.S. VI. yüzyıl sıraları)
Hint imparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, yanında bir mektup ile
hediye olarak göndermiştir. mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama
yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır:
Pers İmparatoruna;
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
İşte hayat budur...
Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Büzur Mehir ile bu mesajı
paylaşarak, ondan oyunu çözmesini ve kendisinin de karşılık olarak Hint
İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir
haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve
oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora sunar.
Hint İmparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir
mesaj hazırlanır:
Hint İmparatoruna;
Evet, kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
Ama biraz da ŞANSTIR!
İşte hayat budur.
Başa Dön
Oyunu Başlat
 |
ŞANSIN ÖNEMİ
Düşündüğünüz
zaman, aslında hayatın satrançtan çok tavlaya benzediğini görürsünüz... Her
ne kadar "ne zar gelirse gelsin" oyunu kazanan usta tavlacılar olsa da; yine
de tavla oyununda, -özellikle denk rakipler için; zarın yani şansın ne kadar
önemli bir faktör olduğu yadsınamaz...
Zar faktörünün etkisi bir yana; tavla oyununda 4500 civarında hamle ihtimali
bulunmaktadır, bu vesile ile bilgi faktörü de mühimdir. Ne kadar bildiğiniz,
çoğunlukla ne kadar şanslı olduğunuzdan daha önemlidir. Usta bir tavlacı,
şans faktörüne bir kaç oyun kaybetse de; kendin göre zayıf olan rakibini çok
büyük ihtimalle bir tavla partisinde (Genellikle 9 oyun üzerinden 5 alan
kazanır şeklindedir) yenmeyi başaracaktır. Ama tabii ki "Zarın Takılması"
denilen ve hep en yanlış zarın geldiği, ya da "Rakibin Ballı Olması" gibi
bir durumda da usta tavlacının bile yapacağı pek birşey yoktur. Dolayısı ile
bir kez daha tavla oyununun şans ile stratejinin hayata uygun bir harmanı
olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.
Bazı kaynaklarda "modern" ve "geleneksel" tavla gibi ayırımlar
yapılıyorsa da ayırımın sebebi oyunun kendisini ilgilendiren bir farklılık
değildir. Modern tavla ile kast edilen zarların tutmayı engellemek için
fincanla atılması, ya da tavla takımlarının 21" olması gibi federasyon
standartlarına uygun oyun oynanmasıdır.
Ayrıca,
dünya üzerinde en sıklıkla konuşulan dillerde tavlanın karşılıkları da şu
şekildedir:
İngilizcesi Backgammon
Fransızcası Jacquet
İspanyolcası Chaquete
Almancası Tricktrak Spiel
Başa Dön

Tavla1.com
|
ZAR
İSİMLERİ
Ülkemizde
çok yaygın bir oyun olan tavlada usta oyuncular bir gelenek biçiminde
zarların farsça isimlerini kullanırlar. Bu isimlendirmeye göre:
Hep Yek;
Dü Bara;
İki bir; (Farsça
söylenmeyen iki zardan biri, nedeni bilinmiyor!)
Dü Se;
Seba -i Dü;
Se Yek;
Dört Cehar ("Caar"
gibi de okunur);
Cehar -ü Se;
Cehar -i Dü;
Cehar
-ı Yek;
Dü Beş;
Beş Dört; (2 - 1 gibi bunun da
Farsça karşılığı yok!)
Penc -ü Se;
Penc i Dü;
Penc -ü
Yek;
Dü Şeş;
Şeş Beş;
Şeş Cehar;
Şeş -ü Se;
Şeş -i Dü;
Şeş -i
Yek;
Yükle |